News / Çeliğe Gelinlik Giydiren Öğretmen Nurten Canayakın

Kendisi Ansan Hidrolik’in kurucusu. Makine Mühendisi eşi Ali Canayakın’ın teşviki ile‘ticaret’ten‘sanayiciliğe’ geçmiş.

180 metrekarelik bir imalathanede başlayan bir çaba bugün 3. Fabrikası ile taçlanmış.

Baba tarafından genlerine aktarılan ticaret, yetiştiği yılların misyoner anlayışı ile birleşmiş.O nedenle hırslı,o nedenle otoriter…

“ Vazgeçersem daha rahat yaşayabilirim” düşüncesi kafasının bir yanında,diğer yanında ise hem“çalışmanın kutsallığı” var, hem de “ çocukların gençlerin ne olacağı” sorusu…Bu nedenle durmayıp işi büyütmeyi ülkeye karşı bir görev olarak da görüyor.

Her ne kadar 60’dan sonra bırakıyorum,onun içinde kurumsallaşmaya çalışıyoruz.” dese bile bende bıraktığı izlenim bu işi bırakmak için yeni bir iş bulması gerektiği şeklinde.

Bir öğretmenin emekli olup,bir kaç yıl içinde sanayiciliği başardığı gibi sade ve kısa bir anlatımı olsa da iş öyle göründüğü gibi değil.“Sac’ın bile ne olduğunu bilmiyordum. 3.5 yıl bil fiil işçilerle çalışıp işi öğrendim. Daha sonra yemek yapmaktan vazgeçip, yemeği tarif etmeye başladım.”diyor.

Kartepe’de yeni yerleşmeye çalıştıkları fabrika binasında yaptığımız söyleşide 10-20 sene sonraki hayalini de paylaşıyor bizimle.Merak ediyorsanız buyurun kendi ağzından dinleyelim….

--------

Ben evli ve 3 çocuk annesiyim.İş hayatım memurlukla Başladı. Ankara Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Onun akabinde öğretmenliğe geçtim.Şimdi emekli öğretmenim.Şirketimiz 1989 yılında kuruldu. 1989’dan 2003 yılına kadar elektrikli ev eşyaları pazarlaması yapıyordum. Bir sigorta şirketim vardı. O zaman 90’larda Emek Sigorta diye İktisat Bankası’nın dövizli sigorta acentaları vardı.Bu işlerle uğraştım.

-Ticaret hep vardı

Önce muhasebe memurluğu sonrada öğretmenlikle beraber,girişimcilik ruhum nedeni ile ticaret hayatını bir arada yürütüyordum.Eşimde kurumsal firmalarda yöneticilik yapıyordu.

2003 yılında aldığım bayilikle 2006’ya kadar çok yağ ticareti yaptım. Alpet’in endüstriyel madeni yağ grup bayiliği, endüstriyel yağ pazarlaması yapıyordum. Önce İzmit için aldım bayiliği. 0 3 yıllık dönemde İzmit’le beraber Yalova oldu. Sonra Marmara Bölgesi Grup bayiliği oldu


-İlk girişimcilik benden geldi

İş büyüyünce eşime“Başka yerde kurumsal yöneticilik yapacağına gel kendi işimizi kuralım.Eşimde geldi...İlk girişimcilik benden geldi.Eşim profesyonel camiada bir yönetici ama ilk fikir benden geldi.Sonuçta 10 yıllık muhasebe memuriyeti,ardından 12 yıl öğretmenlik yaptım.Öğretmenlik yarım gün olduğu için ve tatili fazla olduğu için ticaretimi de o sayede devam ettirdim. 2003 yılında aldığım madeni yağ bayiliği ile 2006 yılına kadar çok güzel çalışmalar yaptık arkadaşlarla.

Sektörde tek bayan bendim. 2006 yılına doğru işlerimiz daha çok olunca,eşimin artık memuriyetten ayrılıp işimizin başına gelmesini istedim. Biraz mücadele ile geldi ama geldikten sonra eşim bayiliği beğenmedi daha doğrusu‘Al- Sat’ı beğenmedi.“Burada bana göre yöneticilik yok”dedi.“Ben makine mühendisiyim, işimi yapayım, ben teknik adamım, ticareti yapamam” deyince imalat arayışımız başladı.

-Nihayet imalat başlıyor

Böylelikle 2006 yılında da imalata başladık. Tabii başlamadan önce eşim çok ciddi bir araştırma yaptı. Türkiye piyasasında kaldırma platformlarının mevzuatından neden ve nasıl gelişeceğine, hatta yurt dışı fiyatlar ve talebine kadar kapsamlı bir fizibilite hazırladı. Biz de düşündük taşındık ve karar verdik.İzmit’te sanayide 180m2 bir yer ile işe başladık.Allah da herhalde nasip etti, ilk 2 ayda biz 3 iş aldık. Fakat arabalar geliyor,4 tane 5 tane.Sanayide dükkanın önüne koyuyorsunuz; gece eve gidiyorum yatamıyorum, ‘arabalar ne olacak’ diye. Dolayısı ile bu işin cazip olduğunu, artık kirada ve bir sanayide olmayacağını,bu işin fabrikasal bir iş olduğunu anladım.Dolayısı ile Mayıs’ta açtık sanayide yani imalata başladık,Eylül ayında da şuan ki fabrikamı satın alarak fabrikaya geçtik.Burası önce 2.000 m2 açık alan,işte 1.500 m2 kapalı alan idi.Daha sonra onun 800 m2’sini açık alana,2.000 m2’yi kapalı alana çevirdik.Devam ettik.

-Kız çeyizi gibi işliyoruz

Şimdi daha da yeni fabrikamıza geçtik.Van’da da bir fabrikamız var. 13 ülkede ihracat yapıyoruz.Ve gerçekten çelik ve sac beni çok heyecanlandırıyor,hiç tanımadığım halde;tanıştıktan sonra böyle oldu.

Araçları bize üstü boş sadece şase olarak getiriyorlar. Biz şasenin üzerine bu sistemleri kuruyoruz.

Dümdüz çeliği işliyoruz, onu makine yapıyoruz, getiriyoruz,elektrik ve hidrolikle çalıştırıyoruz;sonra aracın sahibi gelip alıp gidiyor, onu bir de kız çeyizi gibi işleyip, sonradan gelin ediyor gibi görüyoruz. Kızımızı da gittiği yerde kontrol ediyoruz.

-Üretim heyecan veriyor

Bize saclar gelir,biz keseriz,bükeriz,bazı bükümleri dışarıda yaptırırız.Konya bu konuda daha iyi,Konya’da yaptırıyoruz. Gelen o bükümlü saclar burada çatılır, ve bir defa çelik konstrüksiyon olarak o zaman bir hale gelir. Çelik konstrüksiyonu biz tekrar boyaya,astar boyaya ve boya öncesi toplama olur,tekrar demonte olur,boyanır, boyandıktan sonra montaj hale boyanır.Bu sadece çelik kısmıdır.

Bunun bir de hidrolik kısmı var,harekete geçiren. Hidrolik için biz o arada hidroliklerini çeker,hidroliğe devam eder,elektrik kısmındaki tasarımlarımızı yaparız. Elektrikçimize o tasarımı verir, elektrik işlemini yaptırırız,ondan sonra da elektrik panomuzu monte ederiz,. Ve biz makineyi çalıştırırız.Ve bu çok güzel bir olay.Canlı bir olay yani, yaşıyorsunuz. Yani bundan çok büyük bir heyecan duyuyoruz.

-Sorunlar olmaz mı?

Çırak sorunu, işçi sorunu, mesleki eleman sorunu en önemlilerinden. Çalışmak sanki insanlar için giderek zorlaşıyor. İnsanlar giderek çalışma ahlakından, ikliminden uzaklaşıyor.Ama bu Türkiye'nin problemi.Buna bence biran önce çözüm bulmamız lazım. Çözüm bulunmazsa,bakın ben 57 yaşındayım, yaşamsal ihtiyacım yok, ben de emekliyim, eşim de emekli.Yani emekli parası alıyoruz.Yani yaşamsal ihtiyacım olmamasına rağmen 7:30’da buradayım.Akşam herkes 5:30’da gittiğinde,ben yine 7’ye kadar buradayım. Çünkü görüşmelerim,yapacaklarım,alacaklarım vardır… Ama ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.Çalışmadan tüketmek olmamalı, lüks tüketim hiç olmamalı.Çünkü gerçekten, sanayiciyi bir tarafa bırakın, ülke adına geriye giden bir konu var;çalışamamak,üretememek Türkiye'nin geriye gitmesi anlamında bir problemi var.

Türkiye geriye giderse ne yapacağız?Yani bizim insanımızı, halkımızı bu konuda bilinçlendirmemiz lazım.

-Babamın girişimciliğini almışım

Biz Konya’nın yerlisiyiz Bize“İmamlar”derler anne tarafından.Baba tarafından da“Tacirler”derler.Büyük babamlar o zamanlar çerçi olarak çalışır, köylere mal satarlarmış.Babam müteahhitti. 82 yılında vefat etti. Ben biraz babamın girişimciliğini almışım. Çok girişimci insandı. O dönemlerde sürveyan kursu açardı.Plançizipimza atamayan teknikeryetiştirirdi. Sonradan müteahhit olarak çalıştı. İki ablam öğretmen, erkek kardeşim Almanya’da.O dönemde kızların okuması sıkıntılıydı. Babamın şartları vardı. Yarım saat uzaklıkta Kız Muaalim Mektebivardı. Ablamları öğretmen olmak için oraya gönderdi.Ama ben direttim,yakındaki Gazi Lisesi’ni istedim.Karma bir okuldu.Bana izin verdi. Şanslı bir insanım.Türk toplumu olarak erkeği ile sınıflanırız.Evli iseniz eşinizden,yoksa babanızdan izin alırsınız.Babam kadına değer verirdi.Eşimde öyle...

Konya'daki o kısır dönemde karma liseye, üniversiteye göndermek kolay kararlar değildi. Babamın prensipleri vardı, eve gidiş geliş yolumuzu bile kendisi çizerdi. Bu şartlarda okuduk.Eşim yanımda olmasa açılımları yapamazdım.Babamın başarısı daha fazlaydı. 4 yaşında annesini 7 yaşında babasını kaybetmiş.Halasının yanında büyümüş.Aşçılık, marangozluk her işi yapmış. Konya’da alt yapı müteahhitliği yapmış,eserlere imza atmış,başarılı olmuş.

-İnsanların bir misyonu vardı

O zamanlar siyah beyaz televizyon vardı. Programlar kontrollü idi. Televizyon belli bir saatte kapatılırdı. Filmler ve diziler ölçülü idi. O zamanlar insanların bir misyonu vardı. Şimdi böyle kaygılar yok.Hepimiz bizim çektiğimizi çocuğumuz çekmesin diye açılıp gidiyoruz. Bunlar hepimizin yaptığı yanlışlar.

-10-20 sene sonrasının hayali

Ben şirketimizin de sektörümüzün de büyümesi gerektiğini düşünüyorum.Ancak o sektörde anlık yaşayan firmalar varsa,rekabetten sadece fiyat rekabeti anlaşılıyorsa herkes birbiriyle uğraşmaktan stratejik düşünmez oluyor.O nedenle sektörde büyük fiyat rekabeti var. Herkes birbirinin fiyatını kırıyor.İçerde ve dışarıda birbirimize zarar veriyoruz. Bunu çözemiyoruz. Herkes altyapıya ayrı ayrı yatırım yapmış.Gidelim kalitemizi artıralım, uluslararası pazarlarda yabancı rakiplerle savaşalım istiyorum. Bizim sattığımız ürünün kilogram fiyatı niçin yabancılarınkinden çok düşük olsun. Yıkıcı rekabet ar-ge’ye izin vermiyor.

Rakipliği birbirimize yapmamamız lazım.Bugün yapılan makinelerin kartları yurt dışından geliyorsa bu eksikliği nasıl gidereceğimize kafa yormamız lazım.Vizyonumuzu değiştirmemiz lazım.

-Kurumsallaşmak zorunlu

4 yıldır kurumsallaşmak için danışmanlar tutuyorum. Kızlarım ve damadım bu şirkette çalışıyorlar.Eğer şirket kurumsallaşırsa bize ihtiyaç yok.Kurumsallaşmazsa tüm aile şirketlerinde olduğu gibi bizden sonra şirket batar diye düşünüyorum.10 yıldır bedenimizi enerjimizi hayatımızı koyarak bir Ansan inşa ettik.Bunu ülkemiz için değerlendirmemiz lazım. Borcumuz yok. 3 fabrikayı kiraya verir çok daha iyi yaşarız.Ama arkadan gelenler ne yapacak? Çocuklarımız ne yapacak? Onların yeterince deneyimi yok.Onun için kurumsallaşma yapıyoruz. Aşağıdan yukarı elden geçiriyoruz. Kendim için iş hayatımı 60 yaşında bitireceğim. Ondan sonra gözlemci olacağım. Bu altyapıyı danışmanlarla sistemli hale getirmek istiyorum. Aslında tüm aile şirketleri böyle. Çoğu kez 3.kuşaklarda aile şirketi yok.

Çocuklar biz buradayken hata yapsınlar, hatalarını gösterelim. Ancak yapılan hataların beni topal bırakmaması lazım. Çocuklar da büyükleri beğenmiyor. Doğrudur.Başarılı bir anne ve baba varsa, sormak lazım niçin beğenmiyorlar.Uzlaşmazlıklar olabiliyor. Küsmeler, kaprisler olabiliyor. O nedenle birbirimizi ikna etmemiz gerekiyor. İş yapmak için zaten ikna etmemiz gerekiyor, bu yeteneğe sahip olmak gerekiyor.Bu arada biraz sert olduğumu da itiraf etmek isterim.Hayatta keşkelerim olmadı.Keşke dememek için şimdi danışmanlarla çalışıyorum. Patronların duygusallığı da oluyor... Ya duygusal davranıyorsunuz yada görmüyorsunuz.Bunedenle danışmanlık almanın daha doğru olduğunu düşündüm. Ben bir yandan diktatör bir insanım,bir yandan da anne merhameti var..

-İş hayatında olmazsa olmazlar

Mutlaka ticarette dürüst olmak gerekir. İşçi hakları konusunda işçinin hak ettiğini hak ettiği gün ödemek gerekir. İşçi buna inandığı için çalışır.Bu duygunun yaralanmaması gerekir.Gelişime ve değişime açık olmak gerekir.Ve de kurumsallaşmanın her şirket için şart olduğunu düşünüyorum. Kurumsallaşma aynı zamanda şirket içi şeffaflık demektir. Bu çalışanın güvenini besler.Patronlar bedenen değil, kafa olarak çalışmalılar. Aşağıda 3,5 yıl imalatta çalıştım. Sacı bile bilmiyordum. Bu şekilde öğrendim. Ama yukarıdan bakmadan vizyon kazanamıyorsun. Yönetici işin mutfağından yetişecek ama daha sonra yemeği tarif etmeyi öğrenecek.

-Riski mutlaka dağıtırım

Ümitsizliğe kapıldığım zamanlar olmadı. Ülkeme de Türk gücüne de inanıyorum.İmalatın yüzde 50-60’ını ihraç ediyorum.Döviz kurlarında sıçrama olsa bile ben kendini garantiye almış oldum.Tek yönlü çalışmayı tavsiye etmem. Kapasitem 200 makina ise 200’ü tek bir yere bağlamam.Siparişleri ayrı ayrı yapmaya çalışırım. Sattığım da bir sıkıntı çıkarsa ne kadar risk aldığımı düşünürüm. Her zaman riski düşünürüm. İşi parti parti yapmaya yada ayrı ayrı kişilere yapmaya çalışırım.

-Küresel başarı için teknoloji En büyük sorun teknoloji. Makinanın beyni hala dışarıdan geliyor. Kimse yerli ile risk almak istemiyor.

Çünkü bu parça başka bir yerden alınsa bile makinada sizin markanız var. Yani hata markanızı bağlıyor.Bunlar yapılamıyor ya da yapılsa bile süreklilik kazanmıyor. Ar-ge destekleri verilirken bunların hesaba katılması lazım. Bizim gibi makina yapan sanayicilerin de bu teşviklerden yararlanması lazım. Birkaç mühendis çalıştıran işletmeler de teşviklerden yararlanmalı.


ANSAN HİDROLİK

Firmamız, 1989 yılında iş makineleri sektöründe üretim ve satış dağıtım hizmeti sunmak amacıyla Kocaeli ilinde İzmit’te kurulmuştur. 2006 yılında, 2000 m2 kapalı olmak üzere toplam 4000 m2 alana sahip fabrika binasına taşınmıştır. Aynı yıl, İlk platform ve vinç imalatını gerçekleştirmiştir. İlk üretime başladığı yıl ISO 9001:2000 ve CE belgelerini almıştır. Üretimde yüksek kaliteyi kısa sürede yakalayan Ansan, 1 yıldan daha az bir sürede 2007 yılında aylık 10 platform, 2008 yılında aylık 20 platform imalat kapasitesine ulaşmıştır. 2008 yılında Fas – Yunanistan – Cezayir

ve Arabistan’a ilk ihracatını gerçekleştirmiştir. Ansan, birçok ülkeye yayılan ihracat ağı ile günümüz plat- form sektöründe ihracat kapasitesi ile pazarın öncü firmaları arasında yer almıştır.

Araç üstü, Kendinden Yürüyüşlü, Çekilebilir, Kurtarıcı ve Mobil Vinç Platformları olmak üzere geniş bir ürün yelpazesi, ileri teknolojik ürünleri, nitelikli personeli ile zamanında teslimat, hizmette müşteri memnuniyetini ilke edinen Ansan; platform sektöründe Ar-Ge proje çalışmaları ile güven, yeni- likçi kalite anlayışı ve istikrarın temsilcisi konumuna ulaşmıştır. 2012 yılında Van ilinde teşvik almaya hak kazanmış ve mevcut kapasitesinin 3 katı üretim ka- pasitesine sahip büyük bir yatırım gerçekleştirmiştir. Ansan kuruluşundan bugüne kadar, alanında uzman akademisyenler ile kurumsallaşmaya yönelik profe- syonel çalışmalar sürdürerek, platform sektöründe

modern işletmeciliğin yaygınlaştırılmasına da öncülük etmektedir.

MİSYON

ANSAN; fiziki alt yapısını, nitelikli insan kaynaklarını, geçmiş deneyimini ve tecrübelerini bütünleştirerek, sosyal sorumluluğu yüksek, insan ve çevreye duyarlı kurumsal kimliği ile ulusal ve uluslararası müşterilerinin ihtiyaçlarına özgün, yük- sek teknolojiye sahip makine ve sistemler üreterek, koşulsuz müşteri memnuniyetini sağlamayı misyon edinmiştir.

VİZYON

ANSAN, markası ile personel yükseltici sepetli platform alanında ulusal ölçekte sektör lideri olmayı, uluslararası alanda ürün kalitesi ve kurumsal yapısı ile kabul gören öncü bir kurum olmayı vizyon olarak benimsemiştir.

ÜRÜNLER

Paletli Makaslı Platform Eklemli Platformlar Teleskopik Platformlar

Eklemli & Teleskopik Platformlar Kendinden Yürüyüşlü Platformlar Çekilebilir Platformlar

Römorklu Platformlar Kurtarıcı Platformlar Araçüstü Vinç Platformlar Yangın Söndürme Sistemleri